|
|
 |
Telefon:0212 292 92 45
Fax: 0212 243 67 82
E-mail: info@orhankemal.org
Web: http://www.orhankemal.org
İlçe: Taksim
Adres: Akarsu Caddesi No:32 Cihangir / Taksim
Orhan Kemal Müzesi, Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü`nün
katkılarıyla açılmıştır. Müzede değerli yazarımızın çoğu Ara Güler
tarafından çekilmiş özel yaşamıyla ilgili 70 fotoğrafı, ailesiyle
ilgili fotoğrafları, kitaplarının orijinal ilk baskıları, özel
mektupları, hakkındaki yazılar, makaleler ve doktora tezleri, çalışma
odası, yazarın kullandığı daktilo, yatak, diş fırçası, kalem gibi özel
eşyaları ve öldüğünde yüzünden alınan yüz kalıbı gibi çeşitli
materyaller bulunmaktadır. Üç katlı binada ayrıca kitaplık ve İkbal Kahvesi adlı kafe de bulunuyor.
Müzenin Açık Olduğu Gün ve Saatler:Müze her gün 10.00-20.00 saatleri arasında açıktır.
Ücret:Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.
|
 |
|
 |
|
Kariye Müzesi
|
|
 |
İlçe: Fatih
Adres: Edirnekapı, Fatih
Kariye İstanbul`da Edirnekapı semtindedir. Kariye (Khora) sözcüğü eski
Yunanca`da kent dışı, kırsal anlamına gelirdi. Kaynaklarda çok eski bir
tarihe ait sur dışında bir şapelden söz edilmektedir. Bu şapelin yerine
ilk Khora Kilisesi Iustinianos`ça yeniden yaptırılmıştır. Çeşitli ek ve
onarımlarla Kommenoslar Dönemi`ne kadar ulaşan yapı, surlara yakın
Blakhernai imparatorluk sarayının genişlemesiyle önem kazanmıştır. 11.
yüzyılın sonlarında İmparator I. Aleksios`un kayınvalidesi Maria
Doukaina kiliseyi yeni baştan inşa ettirmiştir. Kilise kubbesi dört
kemerle taşınan kiborion şeklinde bir mekâna sahiptir. 1204-1261
yılları arasındaki Latin işgali sırasında manastır ve kilise çok harap
duruma gelmiştir. II. Andronikos (1282-1328) döneminde devrin ileri
gelenlerinden, edebiyatçı, şair, ve hazine nazırı Theodoros Metokhites
1313`e doğru bu manastır ve kiliseyi onartmış, binanın kuzeyine bir ek,
batısına bir exonarteks ve güneyine bir şapel (parekklesion)
ekletmiştir. Ayrıca bu ekler mozaik ve freskolarla süslenmiştir. Güney
cephede uzanan dar uzun tek nefli bir şapel olan parekklesion bir
bodrum üzerine yapılmıştır. Üstü kısmen kubbe, diğer kısımları tonozla
örtülüdür. Tek apsisi vardır. Bütün batı cephesi boyunca uzanan
exonarteks bugünkü cepheyi oluşturur. Kuzey kanadı ise önemsiz bir
dehlizden ibarettir. Yapının orta mekânını örten kubbe yüksek
kasnaklıdır. Türk döneminde onarım görmüştür ve ahşaptır. Dış
cephelerde yuvarlak kemerler, yarım payeler, nişler ve taş tuğla örgü
sıraları ile plastik ve hareketli bir görünüm sağlanmıştır. Doğu
cephesi dışa taşkın apsislerle bitmektedir. Orta apsis dıştan yarım
kemerli bir payanda ile desteklenmiştir.
İstanbul`un fethinden sonra bir süre daha kilise olarak kullanılan
binayı 1511`de Vezir Hadım Ali Paşa camiye dönüştürmüştür. Daha sonra
da yanına bir okul ve aşevi eklenmiştir. Mozaik ve freskolar cami
olduktan sonra bazen tahta kepenklerle, bazen de badana ile
örtülmüştür. 1948`den 1958`e kadar Amerikan Bizans Enstitüsü`nün
yaptığı çalışmalar sonunda tüm mozaik ve freskolar ortaya
çıkarılmıştır.
Kariye mozaik ve freskoları Bizans resim sanatının son dönemine ait
(14. yy.) en güzel örnekleridir. Bu mozaik ve freskolar şaşırtıcı bir
benzerlik gösterir. Önceki dönemin yeknesak fonu burada görülmez.
Derinlik fikri, figürlerin hareket ve plastik değerlerinin verilişi,
figürlerdeki uzama bu üslubun özellikleridir. Dış nartekste İsa`nın
hayatı, iç nartekste ise Meryem`in hayatı ile ilgili sahneler yer alır.
Dış narteksten iç nartekse geçilen kapının üzerinde bir Pantokrator İsa
vardır. Sol tarafta İsa`nın doğumu, Vali Quirinus`un önünde nüfus
sayımı, meleğin Yusuf`a görünüp Meryem`i alıp gitmesini öğütlemesi,
ekmeğin çoğaltılması, suyun şaraba dönüştürülmesi; sağ tarafta ise
haberci kralların İsa`nın doğumunu haber vermesi, felçlilerin
iyileştirilmesi ve çocukların katli gibi sahneler vardır.
İç nartekse geçildiğinde en güzel mozaik Deisis`tir. Ortada İsa,
solunda Meryem, Meryem`in altında İsaakios, Kommenos ve İsa`nın sağında
bir rahibe görülür. Bu kadın VIII. Mikhael Palaiologos`un kızıdır.
Moğol Prensi Abaka Han ile evlendirilmiş ve kocasının ölümünün ardından
İstanbul`a dönerek rahibe olmuştur. Bu bölümde kubbede İsa ve dilimler
içinde İsa`nın ecdadı gösterilmiştir. Ana kiliseye giriş kapısı
üzerinde ortada İsa, sol tarafta kiliseyi onaran ve mozaiklerle
süsleyen Theodoros Metokhites kilisenin maketini sunar şekilde
gösterilmiştir.
Meryem`in İncil`de yer almayan hayat hikayesi ise apokriflere dayalı
konulardan alınmıştır. İç nartekste Meryem`in doğumu, ilk adımları,
Cebrail`in Meryem`e bir çocuğu olacağını haber vermesi, tapınağa
örtülecek örtü için yün alınması gibi sahneler yer almaktadır. Esas
kilisenin iç kısmında Meryem`in ölümü, çocuk İsa`yı taşıyan Meryem ve
bir aziz mozaiği yer alır. Parekklesion`un tümü freskolarla süslüdür.
Apsiste görülen Diriliş (Anastasis) sahnesi bir şaheserdir. Onun üst
kısmında yer alan Son Duruşma sahnesi burada tüm olarak gösterilmiştir.
Parekklesion`un sağ ve solunda görülen nişlerin mezar olduğu bilinir.
Parekklesion kubbesinin ortasında Meryem ve Çocuk İsa, dilimlerinde ise
12 melek tasviri görünmektedir.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba hariç 09.30 - 16.30 saatleri arasında.
Ücret: Tam: 5.000.000.-Tl. Öğrenci: Ücretsiz
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|

Miniaturk
|
|
 |
Telefon:0212 222 28 82
E-mail: info@miniaturk.com
Web: http://www.miniaturk.com
İlçe: Eyüp
Adres: İmrahor Caddesi, Sütlüce
İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.`nin hazırladığı Miniaturk`te
Türkiye`nin dört bir yanından seçilen tarih, kültür ve sanat
eserlerinin minyatürleri bulunuyor. Antik Çağ`dan Bizans`a,
Selçuklu`dan Osmanlı`ya 3000 yıllık tarih ve kültür miraslarımız Haliç
kıyısına taşındı. Kendi içinde kapalı "masalsı" bir ortam yaratmayı
hedefleyen Miniaturk, Anadolu, İstanbul ve eski Osmanlı coğrafyasından
eserlerin oluşturduğu üç ana bölümden oluşuyor.
Miniaturk projesi, Haliç’i arıtmak ve çevresini eski görkemine
kavuşturmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen
dönüşüm projesinin de önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Maketi yapılan 1/25 ölçekteki eser ve nesneler arasında ise;
Alman Çeşmesi, Anadolu Hisarı, Aspendos, Aya İrini, Anıtkabir,
Ayasofya, Bursa Ulu Camii, Çanakkale Şehitleri Anıtı, Divriği Ulu Cami,
Efes Celsus Kütüphanesi, İzmir Saat Kulesi, Meryem Ana Kilisesi, Mostar
Köprüsü, Pamukkale, Peribacaları, Safranbolu evleri.... gibi 105 eser
bulunuyor. Bu eserlerin bir kısmının yapımı halen devam etmekte. Eser
seçim çalışmaları Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Doç Dr. Haluk Dursun`un
danışmanlıkları ile bir seçici kurul tarafından yapıldı. Anadolu ve
çevresinde çeşitli dönemlerden kalma yüzlerce eser arasından titizlikle
yapılan seçimler sonucu Miniaturk`te ilk etapta yer alacak eserler
belirlendi.
Kuşbakışı izlemeniz için seyir terasları da yer alıyor. Alanda,
ilki her bir maketi yakından inceleme olanağı sağlayan yürüyüş aksı,
ikincisi ise özellikle çocukların ilgisini canlı tutmayı hedefleyen ve
daha hızlı bir tur olanağı sağlayan tren yolu var. Yapay bir gölün
üzerinde yer alan 42 metre uzunluğundaki Boğaz Köprüsü üzerinde
yürüyebiliyor, Kız Kulesi, Osmanlı Kadırgası ve deniz araçlarını
kuşbakışı izleyebiliyorsunuz. Geziler esnasında size, Fahir
Atakoğlu`nun müzikleri eşlik ediyor. Seyir terasının yanında yer alan
restoran ve kafeterya ise yorulanlar ve Miniaturk`un tadını çıkartmak
isteyenler için düşünülmüş. Haliç ve Miniaturk manzaralı restoranda
Türk ve dünya mutfaklarından yemekler bulunuyor. Kafeteryada ise fast
food türü yiyecekler servis ediliyor.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Miniaturk`u hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10:00-21:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
Bilet Fiyatları: Tam: 5.000.000 TL. Öğrenci: 3.000.000 TL. 6-12 yaş
çocuklar: 2.000.000 T. 0-6 yaş çocuklar ücretsiz. Okul Gezileri:
2.000.000 TL.
|
 |
|
 |
|
|
Osmanlı Bankası Müzesi ve Arşiv Araştırma Merkezi
| zesi ve Arşiv Araştırma Merkezi |
|
 |
Telefon:0212 245 50 95
Web: http://www.obmuze.com/
İlçe: Karaköy
Adres: Voyvoda Caddesi No: 35-37 Karaköy
Osmanlı Bankası`nın Bankalar Caddesi`ndeki eski genel müdürlük
binasında kurulan Osmanlı Bankası Müzesi, 19 Aralık 2002`de açıldı.
Bankanın zengin arşivinden yararlanılarak, binada bulunan kasa
dairelerinin içinde ve etrafında düzenlenen müze, Osmanlı
İmparatorluğu`nun merkez bankası, emisyon bankası ve hazinedarı olarak
görev yapan Osmanlı Bankası`nın ve dönemin tarihine ışık tutuyor. Dünyanın
sayılı finans tarihi müzeleri arasında yerini almayı hedefleyen müzenin
kuruluş çalışmaları Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi
tarafından yürütüldü. Müzenin projesi, Tarihbilimci Prof. Dr. Edhem
Eldem, Mimar Prof. Dr. İhsan Bilgin ve Tasarımcı Bülent Erkmen`den
oluşan ekibin koordinasyonunda 9 ay gibi kısa bir sürede hayata
geçirildi.
Ziyaret Gün ve Saatleri:Her gün 10.00-18.00 saatleri arasında açıktır.
Ücret: Tam: 3.000.000.-TL., Öğrenci, öğretmen, gazi ve 65 yaş üzeri ziyaretçiler: 1.000.000.-TL.
|
 |
|
 |
|
|
Pera Müzesi
|
|
 |
Telefon:212 334 99 00
Fax: 212 245 95 11
E-mail: info@peramuzesi.org.tr
Web: www.peramuzesi.org.tr
İlçe: Beyoğlu
Adres: Meşrutiyet Caddesi No.141
34443 Tepebaşı - Beyoğlu - İstanbul
SUNA VE İNAN KIRAÇ VAKFI`NIN BİR KÜLTÜR GİRİŞİMİ
PERA MÜZESİ
2005 Haziran ayı başlarında kapılarını İstanbullulara açan Pera
Müzesi, Suna ve ve İnan Kıraç Vakfı`nın, kentin bu seçkin noktasında,
çeşitli düzeylerde kültür hizmeti vermek amacıyla hayata geçirmeye
başladığı geniş kapsamlı bir kültür girişiminin ilk adımıdır. Bu
projede bir `müze-kültür merkezi` işlevini üstlenecek Pera Müzesi için,
1893 yılında mimar Achille Manoussos tarafından İstanbul`un gözde semti
Tepebaşı`nda inşa edilen, yakın zamanlara kadar da "Bristol Oteli"
adıyla tanınan tarihi yapı Mimar Sinan Genim tarafından tümüyle elden
geçirilerek çağdaş donanımlı bir müzeye dönüştürülmüş ve İstanbul
halkının hizmetine sokulmuştur.
Pera Müzesi`nin başlıca bölümleri: Suna ve İnan Kıraç Vakfı`nın
üç özel koleksiyonunun sergilendiği 1. ve 2. müze katları (2. kat:
Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi); çok amaçlı sergi salonları (3. 4. 5.
katlar), oditoryum/fuaye (bodrum kat) ve giriş katında yer alan
Resepsiyon, Perakende-Art shop, Peracafé gibi mekânlardır.
Müze katlarından ilkinin büyük bölümünü kaplayan Anadolu Ağırlık
ve Ölçüleri Koleksiyonu, eski çağlardan günümüze Anadolu`da
kullanılagelmiş ağırlık ve ölçü birimlerinin, çeşitli malzeme ve
tekniklerde üretilmiş tartı ve ölçü aygıtlarının seçkin örneklerini,
tarih ve arkeoloji tutkunlarına sunmakta; aynı katın başka bir
kanadında sergilenen Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu, bu türün
çarpıcı güzellikteki parçalarıyla kültür tarihimizin çok iyi tanınmayan
bir yaratı alanına yeni ışıklar tutmayı amaçlamaktadır.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı`nın üç yüzü aşkın tablodan oluşan
Oryantalist Resim Koleksiyonu`ysa 17. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına
uzanan bir dönemde Osmanlı dünyasından esinlenmiş Avrupalı
"oryantalist" ressamların önemli yapıtlarını biraraya getiren zengin
bir koleksiyondur. İmparatorluğun son iki yüzyılından çok geniş bir
görsel panorama sunan bu koleksiyonda, sanat tarihçilerinin tek `yerli
oryantalist` saydığı Osman Hamdi Bey`in yapıtları ve ünlü Kaplumbağa
Terbiyecisi tablosu da yer almaktadır. Koleksiyon, bir süre önce
yitirdiğimiz Sevgi-Erdoğan Gönül çiftinin özel koleksiyonlarından
birçok tabloyu da kapsamaktadır ve müzede onların adını taşıyan Sevgi
ve Erdoğan Gönül Galerisi`nde, uzun süreli tematik sergiler
çerçevesinde, bölüm bölüm sergilenecektir. Bu sergilerden Haziran 2005
başında açılan ilki, İmparatorluktan Portreler başlığını taşımakta ve
kolleksiyondaki padişah, şehzade, sultan, büyükelçi portreleriyle,
değişik dönemlerden, değişik sınıflardan insanları betimleyen, genel
anlamıyla `portre` niteliğindeki tablolardan oluşmaktadır.
Aile koleksiyonlarını sergilemeye yönelik bu `özel müze`
işlevinin yanı sıra Pera Müzesi`nin, gerek çok amaçlı sergi salonları,
gerekse oditoryum/fuaye ve konuklama mekânlarıyla kentin bu çok canlı
bölgesinde çağdaş bir kültür merkezi işlevi kazanması ve değişik
içerikli sergilerle olduğu kadar, sözlü ya da görsel etkinliklerle de
İstanbullulara geniş bir kültür hizmeti vermesi öngörülmektedir.
Ziyaret Saatleri: Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Pazar 12.00 - 18.00 (Müze Pazartesi günleri kapalıdır.)
|
 |
|
 |
|
|
Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi
|
|
 |
Telefon:0212 297 66 39 - 40
E-mail: rmkmuseum@koc.com.tr
Web: http://www.rmk-museum.org.tr
İlçe: Eyüp
Adres: Hasköy Caddesi No:27 Hasköy
Rahmi M. Koç Müzesi, Haliç`in kuzey kıyısında yaklaşık 2100 m2 lik
alanda kurulmuştur. Alanın güneydoğusunda yer alan tarihi Lengerhane`ye
bahçe kotu altında saydam rampa ile ek sergi binası bağlanmıştır.
Anıtlar Yüksek Kurulu`nca II. Sınıf tarihi eser olarak değerlendirilen
binanın 12. yüzyıldan kalma Bizans temelleri üzerinde olduğu
sanılmaktadır. III. Ahmet döneminde kurulduğu tahmin edilen ve
dökümhane olarak kullanılan binada gemiyi yerinde tutmak için denize
atılan zincir ve ucundaki çıpa (lenger) üretiliyordu. III. Selim
döneminde onarım gördüğü bilinen yapı, 1951 yılına kadar maliye
tarafından kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise, Tekel-Cibali Tütün
Fabrikası tarafından ispirto deposu olarak faydalanılmıştır. 1984
yılanda geçirdiği yangında üst örtü sistemi büyük zarar gören yapı
unutulmaya yüz tutmuştur. 1991`de Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür
Vakfı tarafından satın alınan bina, iki buçuk yıl süren titiz
restorasyon çalışmalarından sonra 13 Aralık 1994 yılında hizmete
açılmıştır.
Müzede yer alan objelerin büyük bölümü Rahmi M. Koç`un özel
koleksiyonundan derlenmiştir. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan,
şahıslardan bağış veya süreli olarak alınan eserler de müzede
sergilenmektedir. Müze koleksiyonunun temelini gerçek eserler ve
bunların modelleri, bilimsel ve mekanik objeler içermektedir. Müzenin
gezi planını Lengerhane binası ve ek bina olarak sınıflandırırsak;
giriş, yol seviyesinin altında olup, eski bina içerisine dar bir
tünelle çıkılır. Bu tünelde, restorasyon çalışmaları sırasında bulunan
lenger, gülle ve top parçaları sergilenmektedir. Tünelden sonra iki
yöne doğru çıkan merdivenler, girişi bir üst kata bağlar.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi hariç her gün açıktır. Hafta içi 10.00 - 17.00, hafta sonu 10.00 - 19.00 saatleri arasında gezilebilir.
Ücret: Tam: 4.000.000.-TL., Öğrenci: 1.250.000.-TL.
|
 |
|
 |
|
|
Rumeli Hisarı Müzesi
|
|
|
|
|
|
 |
 |
Rumeli Hisarı Müzesi |
|
 |
Telefon:0212 263 53 05
Fax: 0212 265 04 10
İlçe: Rumelihisarı
Adres: Yahya Kemal Caddesi No:42
Rumeli Hisarı
Sarıyer ilçesi sınırları içinde ve bulunduğu mevkiye adını veren hisar,
otuz dönümlük (30.000 m²) bir alanı kapsamaktadır. Anadolhisarı`nın
karşısında İstanbul Boğazı`nın en dar (850 m.) ve akıntılı kısmında
inşa edilmiş muhteşem bir anıt-eserdir. Bölgenin ve civarın antik
devirde "Hermaion" adıyla anıldığı bilinmekte ise de, tarihçi Dukas
bundan söz etmemekte ve hisar yeri olarak "Sostenion" un (İstinye)
aşağısında, Fonea adıyla bilinen bir dağın yamacını göstermektedir.
Rumelihisarı`nın adı: Fatih vakfiyelerinde Kulle-i Cedide; Neşri
tarihinde Yenice-Hisar; Kemalpaşazade, Aşıkpaşazade ve Nişancı
tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak geçmektedir. Bu adı Dukas
karıştırarak Kefalokoptis biçiminde kullanmışsa da, ondan başka hiç
kimse bu adı kullanmamıştır.
Büyük Zağanos Kulesi ile Küçük Zağanos Paşa Kulesi`nde yer alan iki
kitabeye göre hisar, takriben dört ay gibi kısa bir sürede yapılmıştır.
Süleymaniye Kütüphanesi`ndeki "Şerh-i Tecriyd-i Ataik" adlı eserde ise
eserin 139 günde bitirildiği kaydı vardır.
Yapımda kullanılan keresteler İzmit ve Karadeniz Ereğlisi`nden; taşlar
Anadolu`nun değişik yerlerinden ve spoliler (devşirme parça taş)
çevredeki harap Bizans yapılarından elde edilmiştir.
Bazı tarihlerde yapımında 1000 usta, 2000 amele ve çok sayıda nakliyeci
biçiminde yuvarlak rakamlar geçmekte ise de, Mimar E.H. Ayverdi
yüzeysel hesapla bunu 300 usta, 700-800 amele ve 200 arabacı, kayıkçı,
nakliyeci vd. taife olarak yazmaktadır.
60.000 m² alanı kapsayan anıtın kargir hacmi yaklaşık 57.700 m³ tür.
Dağ Kapısı, Dizdar Kapısı, Hisarpeçe Kapısı ve Sel Kapısı olmak üzere
dört esas ve Mezarlık Kapısı adında bir tali kapısı vardır.
Saruca Paşa, Halil Paşa ve Zağanos Paşa adlarında üç büyük ve küçük
Zağanos Paşa adında bir ufak toplam dört kulesi; 13 adet irili ufaklı
burcu bulunmaktadır. Biri tıkalı iki su mecrası, ikisi kaybolmuş üç
çeşmesi vardır. Camiden günümüze yalnızca yıkık minaresi kalmıştır.
Yapı, 1509 depreminde büyük zarar görmüş ancak hemen onarılmıştır. III.
Selim (1789-1807) Döneminde de bir onarım gördüğü bilinmektedir. Ancak
esaslı onarım, 1953 yılında devrin cumhurbaşkanı Celal Bayar`ın
talimatları ile üç Türk bayan mimar Cahide Tamer, Selma Emler ve Mualla
Anhegger-Eyüboğlu`nun yaptığı restorasyonla gerçekleşmiştir.
Müzede açık teşhir yapılmaktadır, ancak sergi salonu ve depo
bulunmamaktadır. Toplar, gülleler ve Haliç`i kapattığı söylenen
zincirin bir parçasından oluşan eserler, bahçede teşhir edilmektedir.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba hariç 09.00-16.30 saatleri arasında.
Giriş Ücreti: Tam: 3.000.000 TL. indirimli: 1.000.000 TL. Öğrenci: Ücretsiz
|
 |
|
 |
|
|
|
|
Sadberk Hanım Müzesi
|
|
 |
Telefon:0212 242 38 13-14
Fax: 0212 242 03 65
E-mail: shm@mail.koc.net
Web: http://www.sadberkhanimmuzesi.org.tr
İlçe: Sarıyer
Adres: Piyasa Caddesi No: 27-29 Büyükdere / Sarıyer
Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, iki ayrı yapı içinde yer
almaktadır. Bunlardan birincisi, 19. yüzyıl sonlarında inşa edildiği
kabul edilen, üç tam bir çatı katından oluşan ve üslup olarak Avrupa
halk geleneksel mimarisinden örnek alınarak yapılmış bir yapıdır. Kagir
zemin üzerine ahşap/bağdadi tarzda inşa edilmiş olup, "Azaryan Yalısı"
olarak bilinmektedir.
Yalı, 1950 yılında Koç ailesince satın alınmış ve müzeye
dönüştürülmesine karar verilen 1978 yılına kadar da, yazlık olarak
kullanılmıştır. 1978-1980 yılları arasında, Sedat Hakkı Eldem`in
hazırladığı bir restorasyon projesinin uygulanmasıyla bina müzeye
dönüştürülmüş ve Sadberk Koç Koleksiyonu sergilenmek üzere, 14 Ekim
1980`de ziyarete açılmıştır.
Bahçesiyle birlikte 4280 m2 olan Azaryan Yalısı 400 m2 lik bir alana
oturmaktadır. Giriş katında, hediyelik eşya dükkanı ve ufak bir çay
salonu bulunmaktadır. Bugün kullanılmayan ana girişin tavanı, eski Roma
mimarisinden esinlenilmiş kartonpiyer kasetlerle süslüdür. Katlara
ahşap merdivenle çıkılır ve duvarlar mermer taklidi kalem işi
boyalıdır. Giriş katının üzerindeki birinci ve ikinci katların orta ana
salonları ve bunlara açılan odalar sergileme mekanları olarak
kullanılmaktadır. Çatı katında ise, eser depoları, çalışma odaları ve
kitaplık bulunmaktadır.
Binanın dış yüzünde, pencere aralarında, (X) şeklinde ahşap süslemeler
binayı diğer yalılardan ayırır. Ayrıca bina yüzeyindeki kabaralar
nedeniyle halk arasında "Vidalı Yalı" olarak da anılır.
Vehbi Koç Vakfı`nın, 1983 yılında satın alarak Sadberk Hanım Müzesi
koleksiyonlarına kattığı Kocabaş eserlerinin sergilenebilmesi için,
mevcut binanın hemen yanında bulunan ve 20. yüzyıl başlarında inşa
edildiği sanılan, yarı yıkık durumdaki başka bir yalı, ön cephesi
aslına uygun olarak, yeniden inşa edilmiştir. Restorasyon projesi
İbrahim Yalçın tarafından hazırlanan müzenin inşaatı iki yıl sürmüştür.
24 Ekim 1988 yılında "Sevgi Gönül Binası" adıyla açılan bu müzede İslam
öncesi arkeolojik eserler sergilenmektedir. Bu müze çağdaş bir müze
uygulaması nedeniyle 1988`de "Europa Nostra" ödülüne layık görülmüştür.
Betonarme olarak inşa edilen yapının ön cephesi ahşap kaplıdır. Yan
taraf ise, ahşap taklidi mermer sıvalıdır. Bu önlem yangın tehlikesine
karşı alınmıştır. Önden üç, arkadan zemin dahil dört kat olan binanın
giriş katında, çok amaçlı bir salon ve konservasyon laboratuvarı
bulunmaktadır.
Ana ve ara katlarda, kronolojik bir sıra içinde, arkeolojik eserler
sergilenmektedir. Sergileme alanı toplam 625 m2 dir. Girişteki salon
Afyon beyazı, merdivenler ve sergi salonlarının zemini siyah Adapazarı
mermeri ile kaplıdır. Sergi salonları gün ışığına kapatılmış ve
vitrinler, çağdaş bir aydınlatma ile modern bir müze hüviyeti
kazanmıştır.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında.
Ücret:Tam: 5.000.000.-TL., Öğrenci: 1.000.000.-TL.
|
 |
|
 |
|
|
Sait Faik Müzesi
|
|
 |
Telefon:0216 381 21 32
İlçe: Adalar
Adres: Çayır Sokak No:15 Burgazada
1939 yılında babasının ölümü üzerine, kışları Şişli’de, yazları
Burgazada’da yaşamaya başlayan ünlü edebiyat adamımız Sait Faik
Abasıyanık yaşamının özellikle son 10 yılını adada geçirdi ve ada
günlerinden geriye ölümsüz eserlerden oluşan paha biçilmez bir miras
bıraktı. Darüşşafaka Cemiyeti`nce yazarın Burgazada`daki evi müzeye
dönüştürüldü; içindeki eşya ve belgeler korundu. Sait Faik Müzesi`nde
yazarın bugüne kadar tam olarak elden geçirilmeyen ve büyük bir kısmı
eski yazı olan çok sayıda el yazması, mektubu, notu, defteri, kişisel
eşyaları sergilenmektedir.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi dışında her gün 09.00-17.00 saatleri arasında açıktır.
Ücret:Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.
|
 |
|
 |
|
|
Sakıp Sabancı Müzesi
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
Sakıp Sabancı Müzesi |
|
 |
Telefon:0212 277 22 00
Fax: 0212 229 49 14
E-mail: muze@sabanciuniv.edu
Web: http://muze.sabanciuniv.edu
İlçe: Sarıyer
Adres: İstinye Cad. No:22
Emirgan 80850
İstanbul
Emirgân
Korusu`nu İstanbul Boğazı`na bağlayan tepede bulunan ve günümüzde "Atlı
Köşk" adıyla tanınan yapının bulunduğu topraklar ve onun deniz
kıyısındaki uzantısı olan Sahilhane 1848-84 yılları arasında sırasıyla
Süleyman Re`fet Paşa ile eşi Fatımatüzehra Hanım, Musevi Hoca Misak,
Mustafa Reşid Paşa`nın hanımı Adile Hanımefendi, Mısırlı "Küçük" Mehmed
Ali Paşa, Mustafa Nâilî Paşa, Maksudzade Simon Bey, Hıdiv İsmail Paşa,
Mısır Hükümeti ve son olarak da Hıdiv Mehmed Tevfik Paşa`nın
mülkiyetinde olmuştur. 1884 yılında Sultan II. Abdülhamid`in fermanıyla
Maliye Hazinesi`nce satın alınarak Karadağ Kralı I. Nikola`ya ihsan
edilen Sahilhane, Kral`ın ikametgahı ve Karadağ Sefarethanesi olarak
kullanılmıştır. 1913 yılında çıkan bir kararla geri alınan yapı, bu
defa da Sultan Mehmet Reşad`ın torunu Behiye Sultan`ın mülkiyetine
geçmiştir. 1925 yılında yıkılmış ve harap bir halde bulunan bu
Sahilhaneyi satın alan Hıdiv İsmail Paşa`nın torunu Prens Mehmed Ali
Hasan ise mimar Eduard de Nari`ye köşkün projesini çizdirmiş ve inşaat
ettirmiştir. Günümüzde "Atlı Köşk" olarak anılan yapı, 1944 yılında
Prens Mehmed Ali Hasan`ın ablası Prenses İffet`in kullanımına geçene
kadar uzun seneler boş kalmıştır.
1949 yılında İstanbul`da geniş ailesi için bir yazlık ev aramaya
başlayan Hacı Ömer Sabancı, çok beğendiği bu köşkü Prens Mehmed Ali
Hasan`ın oğullarından 1951 yılında satın almıştır. Hacı Ömer
Sabancı`nın Mahmud Muhtar Paşa`nın Moda`daki Mermer Konağı`nda yapılan
müzayededen satın aldığı bronz at heykelini köşkün önüne koymasıyla
bina, "Atlı Köşk" olarak anılmaya başlar.
Hacı Ömer Sabancı`nın 1966 yılında vefatından sonra, Köşk Sakıp Sabancı
ve ailesi tarafından 1969-99 yılları arasında konut olarak
kullanılmıştır.
1998`de Sabancı Üniversitesi`nin kırk dokuz yıl süreyle kullanımına
verilen bu tarihi yapı, içindeki değerli eserler ve bahçesiyle birlikte
kapılarını Haziran 2002`de Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi
olarak ziyarete açmıştır.
Tarihi Atlı Köşk ve en ileri teknolojiyle donanarak ona eklenen
yeni galeri, bu yapısıyla uluslararası düzeyde bir müze standardına
kavuşturulmuş ve 3500 m2`lik alan ile her türde sergilemeye uygun hale
getirilmiştir.
Bugün Sabancı Müzesi`ndeki son derece değerli yazma eserler, 19 ve 20.
yüzyıla ait zengin tablo koleksiyonu bu geniş sergi alanında
sergilenmekte, Müze aynı zamanda yurt içi ve dışından gelen sergilere
de ev sahipliği yapmaktadır.
Sakıp Sabancı Müzesi, Sabancı Üniversitesi`nin bünyesinde yer
almaktadır ve bu kimliğiyle de bir eğitim kurumu olma özelliği
taşımaktadır. Bu çerçevede Müze`de çeşitli düzeyde eğitim programları
yapılmakta, ayrıca hafta sonları müzik etkinliklerine de yer
verilmekte, sürekli ve geçici sergileme ile etkinlikler, internet
aracılığıyla da geniş çevrelere yansıtılmaktadır. Müze özürlüler için
de elverişli gezi olanaklarına sahiptir.
Atlı Köşk`ün giriş katındaki üç oda Sabancı ailesinin köşkte yaşadığı
dönemde kullandığı mobilyalar ve 18- 19. yüzyıl sanat eserleri ile
döşenmiş halde, olduğu gibi korunmaktadır.
Sabancı Koleksiyonu`nda yer alan küçük heykel, madeni eser, porselen,
obje ve mobilyalardan oluşan dekoratif sanat eserleri koleksiyonu, 1940
yılında Hacı Ömer Sabancı tarafından oluşturulmaya başlanmış, 1970
yılından beri de Sakıp Sabancı`nın büyük sevgi ve ilgisiyle
zenginleşmiştir. Koleksiyonda, aralarında vazoların da yer aldığı 18 ve
19. yüzyıl Çin Famille Noire, Famille Verte porselenleri, polikrom
vazolar, dekoratif tabaklar bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, çok
sayıda Sévres vazosunu da içeren 19. yüzyıl Fransız porselenleri ile
Berlin ve Viyana atölyelerinde üretilmiş Alman porselenleri,
koleksiyonun değerli parçaları arasında yer almaktadır.
Ziyaret Günleri: Pazartesi günü haricinde,
Salı-Çarşamba-Perşembe-Cuma 10.00-18.00, Cumartesi-Pazar: 11.00-18.00
saatleri arasında ziyarete açık.
Ücret: Tam: 4.000.000 TL. Öğrenci: 1.000.000 TL. (İndirim;
Öğrenciler, Sabancı Üniversitesi Mensupları, 60 Yaş Üzeri Ziyaretçiler
için geçerlidir.)
|
 |
|
 |
|
|
Şehir Müzesi
|
 |
Şehir Müzesi |
|
 |
Telefon:0212 258 53 44
İlçe: Beşiktaş
Adres: Barbaros Bulvarı Yıldız / Beşiktaş
Osmanlı İmparatorluğunun dördüncü büyük sarayı olan Yıldız Sarayı`nın
Güzel Sanatlar binasında 1988 yılından beri hizmet vermektedir.
Müzenin kuruluş tarihi 1939 yılına kadar inmektedir. Beyazıt’taki
Belediye Kütüphanesi’nde açılan müze, 1945 yılından sonra Saraçhane`de
bulunan Gazanfer ağa medresesinde Belediye Müzesi adı ile hizmet
vermeyi sürdürmüştür.
1988’de Yıldız Sarayı’na taşınan ve Şehir Müzesi adıyla yeniden hizmete
açılan müze, sergileme alanı olarak düzenlenen, iki katlı uzun salondan
oluşmaktadır. İstanbul kenti için önemli bir müze niteliğini taşıyan
Şehir müzesinin koleksiyonunda genellikle 18 ve 19 ncu yüzyıla
tarihlendirilen etnografik ve tarihsel nitelikteki eserler
bulunmaktadır.
Osmanlı dönemi İstanbul’unun sosyal hayatını yansıtan bu eserler,
tablolar, yazı-resimler ve hat levhaları, kumaşlar, Yıldız ve eser-i
İstanbul damgalı porselenler, çeşitli cam eserler, yazı (hat)
malzemeleri, tarikat eşya ve alemleri, mutfak eşyaları, kahve
takımları, buhurdanlar, sahanlar, takılar, mahfazalar, ölçek, terazi ve
ağırlıklar, mühürler, cilt kalıpları, keramik ve çiniler, Tophane
lüleciliği ürünleri vb. objelerden oluşmaktadır.
Müzede tabloları sergilenen ressamlar Civanyan, Şevket Dağ, Henri
Malla, Prieur Bardin, Mesrur İzzet, şerif Ferid, Halil Paşa, Sami
Boyar, Ziya Keseroğlu, H.Vecih Bereketoğlu, İbrahim Çallı, Hikmet Onat,
Feyhaman Duran, Kemal Zeren, Zeki Kocamemi, Ferruh Başağa, Elif Naci,
Hamit Görele, Hakkı Anlı, Şefik Bursalı, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mustafa
Nuri ve Haşmet Akal’dır.
Eserleri sergilenmekte olan hattatlar ise şunlardır : Mustafa İzzet,
Sultan Abdülmecid, Mehmed Raşid, Sami Efendi, Mehmed İzzet, Hamit
Aytaç, İsmail Hakkı Altunbezer, Şefik, Mahmud Celaleddin.
Sergilenen diğer önemli eserler arasında II.Mehmed, II.Osman, 1.Mahmud
tuğralı fermanlar, Tophane lüleleri, tarikat eşyaları, İstanbul’un
değişik esnaf gruplarına aşt aletler, alemler,şerbet tasları ve
güğümleri, 18-19. yüzyıl porselenleri ve üzerlerindeki resimler ile
dikkati çeken eser-i İstanbul damgalı porselenler de bulunmaktadır.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazar ve Pazartesi günleri dışında her gün 09.30 - 16.30 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilir.
|
 |
|
 |
|
|
Topkapı Sarayı Müzesi
|
|
 |
 |
Topkapı Sarayı Müzesi |
|
 |
Telefon:0212 512 04 80
Fax: 0212 522 44 22
İlçe: Sultanahmet
Adres: Sultanahmet Meydanı
Sultanahmet
Topkapı Sarayı’nın yapımına hangi yılda başlandığı tam olarak
bilinmemekle birlikte, 1460’lı yılların içerisinde olduğuna dair birçok
kaynak vardır. Topkapı Sarayı belirli bir plana göre bir kerede inşa
edilmiş ve bitirilmiş bir yapı değildir. Canlı bir organizma gibi
sürekli büyümüş ve değişmiştir. Bu değişim; ya ihtiyaçtan ötürü yeni
binaların eklenmesi ile ya da yangın ve diğer nedenlerle tahrip olan
eskilerin yerine yeni binaların yapılması biçiminde olmuştur. Hatta
Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırarak Topkapı Sarayı’nı tamamen terkeden
Sultan Abdülmecid zamanında bile Mecidiye Köşkü yaptırılmıştır.
Sarayda padişahların ikameti için yapılmış köşklerle Harem dairesi
dışında, sarayı muhafaza eden askerler için koğuşlar, saray sakinleri
çok büyük bir mutfak, saray çalışanlarının barınacağı yatakhaneler,
Divan toplantılarının yapıldığı Kubbealtı, Hz. Peygamber ve Halifelere
ait eşyaların saklandığı Hırka-i Saadet Dairesi, Gülhane Hastenesi,
Sultan III. Ahmed Kütüphanesi, Enderun Mektebi, Hazine Dairesi,
padişahın atları için bir ahır, bir dönem silah deposu olarak da
kullanılan Aya İrini Kilisesi gibi bir çok yapı yer alır.
Topkapı Sarayı 19. yy’ın ortalarına doğru terkedilmiş ve devletin
merkezi olma işlevini yitirmiştir. Bundan sonra bakımsızlıktan ötürü
tahrip olmaya başlamış ve hatta 1870 yılında dış bahçesinden demiryolu
bile geçirilmiştir. Saray 1924 yılında müzeye dönüştürülmüştür.
Günümüzde Hazine Dairesi binasında saray koleksiyonuna ait silahlar
sergilenmektedir. Bu silahlar 7.-20. yüzyıllar arasına aittir. Sarayın
Hasahır’ında ise saraya ait at koşum takımları ve saltanat arabaları
sergilenmektedir. Sarayda kullanılan seramik, porselen, cam ve metal
mutfak eşyaları sarayın mutfaklarında ziyaretçilere açıktır. Hırka-i
Saadet dairesinde Kutsal Emanetler olarak bilinen Peygamber ile bazı
Halifelere ait eşyalar bulunmaktadır. Fatih Köşkü’nde ise Osmanlı
hazinesi teşhir edilmektedir. Sergilenen parçalar arasında Kaşıkçı
Elması, Topkapı Hançeri ve 4 taht en önemlileridir.
Padişahlara ait günlük ve tören elbiseleri de Seferli Koğuşu’nda
ziyarete açılmıştır. Ayrıca Harem ile padişahlara ait köşkler de
müzenin görülmesi gereken diğer kısımlarıdır.
Ziyaret Gün ve Saatleri:Salı günleri hariç her gün 09.00-19.00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Giriş Ücreti: Tam: 5.000.000.-TL., Öğrenci: Ücretsiz
Topkapı Sarayı Harem: Tam: 5.000.000.-TL., Öğrenci: Ücretsiz
Topkapı Sarayı Hazine Dairesi: Tam: 5.000.000.-TL., Öğrenci: Ücretsiz
|
 |
|
 |
|
|
Uluslararası UFO Müzesi
|
|
 |
Telefon:0212 252 86 46 / 0212 252 86 82
Fax: 0212 252 87 07
E-mail: info@siriusufo.org
Web: http://www.siriusufo.org
İlçe: Beyoğlu
Adres: İstiklal Caddesi Büyükparmakkapı Sokak No:14 Kat:1-2 Beyoğlu
Dünyada, Amerika, Japonya ve İngiltere`de olmak üzere sadece üç yerde
bulunan "Uluslararası UFO Müzesi"`nin dördüncüsü İstanbul`da açıldı.
Orta ve Doğu-Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu`nun da ilk uluslararası UFO
müzesi olma özelliğini taşıyan müze, tüm dünyada bu konuyla ilgili
araştırma yapan yüzlerce kurum ve kuruluşun data ve arşiviyle de
destekleniyor.
Uluslararası UFO Müzesi üç ayrı birimden oluşmaktadır: Müze ve Sergi Bölümü, Kütüphane, Video-VCD-DVD İzleme ve Toplantı Odası Müze ve Sergi Bölümü: Bu
bölümde tüm "UFO ve Dünya Dışı Zeki Yaşam Gerçeği" ile ilgili olaylar
ve bilgiler; dünya UFO tarihçesi, arkeolojik kalıntılar ve yazıtlarla
ilgili bilgi ve canlandırmalar, NASA`nın gizlediği olaylar ve
fotoğraflar, Mars Dosyası ve gizlenenler, 51. Bölge ve gizli üsler,
önemli üniversite ve kurumların araştırma raporları, analiz sonuçları,
Crop Circles (Ekin arazilerindeki şekiller), Animal Mutilation (hayvan
kaçırma ve mutasyon olayları), Abduction (insan kaçırılma ve deney)
olayları, Roswell, Aztec, Varginha gibi uçan daire düşme olayları,
gizli resmi belgeler, üst düzey askeri ve sivil yetkililerin, eski
devlet başkanlarının, senatörlerin itirafları ve belgeleri, varlık
tipleri, uçandaire tipleri, Türkiye ve dünya ülkeleri UFO raporları ve
önemli UFO olayları, yerli yabancı gazete-dergi arşivleri ve daha
birçok konu ayrı ayrı bölümlerde fotoğraf, resim ve belgelerle, Türkçe
ve İngilizce metinlerle açıklamalı olarak sergilenmekte ve
ziyaretçilerin bilgisine sunulmaktadır.
Ayrıca, yine müze içinde yedi ayrı bölümde; UFO Gerçeği`ni gözler önüne
seren arkeolojik kalıntıların modelleri, Roswell`de düşen uçandaire
olayının temsili ve uzaylılara yapılan otopsi, kaçırılan bir dünyalıya
uzaylılar tarafından yapılan bir deneyin temsili, gözlem raporlarına
dayalı çeşitli uzaylı varlık tipleri ve yine gözlem raporlarına ve
fotograflara dayalı çeşitli uçan daire modelleri maket ve heykellerle
açıklamalı olarak özel bölmelerde sergilenmektedir. Kütüphane:
UFO’lar, uçan daireler, Dünyadışı Zeki Yaşam ve Evren ile ilgili bilgi
edinmek ve araştırma yapmak isteyenler, okuma masalarının da yer
aldığı, bu konularla ilgili yerli ve yabancı 1.000’nin üzerinde
kitaptan oluşan kütüphaneden yararlanabilirler. Video-VCD-DVD İzleme ve Toplantı Odası: Konuyla
ilgili 550 saatin üzerindeki Türkçe ve İngilizce video ve görüntü
arşivinde yer alan belgeseller ile "UFO Gerçeği" programlarının ve
uluslararası kongrelerin kasetleri, video izleme odasında
ziyaretçilerin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca müzede belirli
periyodlarla, konularla ilgili olarak yerli ve yabancı misafir
konuşmacılar tarafından çeşitli konferans ve seminerler
düzenlenmektedir. Ayrıca müzede duvar panolarıyla konularla ilgili
dünyadaki önemli en son gelişmeler ve haberler duyurulmakta,
ziyaretçilerin bu önemli konuda bilgilenmeleri sağlanmaktadır.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Her gün 11.00-20.00 saatleri arasında açıktır.
Ücret: Tam: 4.000.000.-TL., Öğrenci: 2.000.000.-TL.
|
 |
|
 |
|
|
Yedikule Hisarı
|
|
 |
Telefon:0212 585 89 33
İlçe: Topkapı
Adres: Kule Meydanı No: 4 Yedikule
İstanbul`un önemli mimari eserlerinden biri olan Yedikulehisarı veya
kısaca Yedikule, şehrin kara surlarının güneyinde, kendi adıyla anılan
semtte Hisarlar Müzesi Müdürlüğü`ne bağlı bir birimdir.
Hisar İmparator II. Theodosios (408-450) Devrinde yapılan kara tarafı
Bizans şehir surlarının en önemli girişi ve ayrıca Bizans tarihinde
önemli bir yeri olan Altın Kapı (=Porta Aurea) arkasına bir ek inşası
ile İstanbul`un fethinden dört yıl sonra, 1457-1458 tarihinde Sultan
II. Mehmed (Fatih) tarafından bir iç-kale olarak yaptırılmıştır.
Böylece Bizans ve Osmanlı Çağı yapıları biraraya gelmiştir.
Yedikulehisarı`nın surları beş köşeli bir yıldız biçimindedir.
Şehir tarafında tek bir kapı bulunmaktadır. Surların bitişiğine hiçbir yapı ilave edilmemiştir.
Hisardaki garnizonda bir dizdar (kale muhafızı), dizdar yardımcısı, 6
subay ve 50 asker bulunuyordu. Kale içinde bir dizdar evi ile 12 nefer
evi de mevcuttu. Hisar içinde günümüze ulaşmayan barınak ve depoların
izi bile kalmamıştır. Yalnız avlu ortasında yer alan ve 1905 yılına
kadar ayakta kalabilen mescidin minaresinden bir bölüm ile önündeki
çeşme görülebilir. Bu mescidin bir de mahallesi vardı ki, XVII.yüzyıla
ait bir resimde görülebilen bu mahallenin de ne zaman ortadan kalktığı
bilinmemektedir.
Yedikulenin bahçesinde taş top güllesi, mermer sütun başlığı, sütun
parçası ve pişmiş toprak küp gibi toplam 17 parça eser açık-teşhirde
yer almaktadır.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Özel izinle girilebilmektedir. |
Yerebatan Sarnıcı Müzesi
|
|
 |
Telefon:0212 522 12 59
İlçe: Sultanahmet
Adres: Yerebatan Caddesi No: 13 34410 Sultanahmet
Sultanahmet’te bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru
Justinyen tarafından At Meydanı’nın diğer tarafında bulunan Büyük
Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır.
Fetihten sonra yaklaşık yüzyıl süreyle sarnıcın varlığı fark edilmemiş;
ancak bodrumlarında su biriktiren ve deliklerden sepet sarkıtarak balık
tutan insanların varlığının anlaşılmasıyla keşfedilmiştir.
Osmanlı döneminde onarılarak kullanılan sarnıcın giriş kısmındaki evler
1940’larda belediye tarafından istimlak edilerek, giriş için düzenli
bir bina yapılmıştır.
1985-1988’de Büyükşehir Belediyesi geniş ölçüde bir temizlik ve
onarımdan geçirilen sarnıçtaki su ve dipteki çamur birikintisi
boşaltılmış, temizlenmiş, batıdaki ucuna kadar uzanan bir iskele
yapılmış, ayrıca kuzeydoğu köşeye de bir platform inşa edilmiştir.
Yerebatan Sarayı olarak adlandırılan sarnıç içten 145 metre uzunluğunda
65 metre genişliğindedir. Yaklaşık 9800 metrekarelik bir alanı
kapsamaktadır.
Her bir dizide 28 tane olmak üzere 12 sıra sütun tuğla kemerleri ve
bunların desteklediği tonozları taşır. Toplam sayıları 336 olan
sütunlardan 8’i kuzey bölümde örme kılıf içine alınmış, güneybatıda 37
sütun, etraflarını çeviren bir dolgu duvarın içinde kalmıştır.
Son restorasyonda içi kuru olmasına rağmen sarnıca tekrar su geldiğinden bugün hala 1-2 m arasında su bulunmaktadır.
Ziyaret Gün ve Saatleri:Haftanın yedi günü Kış aylarında: 09.00-17.30, Yaz aylarında: 09.00-18.00 saatleri arasında gezilebilir.
Ücret: Tam: 8.000.000.-TL., Öğrenci: 4.000.000.-TL.
|
 |
|
 |
|
|
Yıldız Sarayı Müzesi
|
|
 |
Telefon:0212 258 30 80
Fax: 0212 258 30 85
İlçe: Beşiktaş
Adres: Barbaros Bulvarı Yıldız Parkı Beşiktaş
Yıldız Sarayı, Beşiktaş Yıldız Tepesi`nde Türk Osmanlı Saray
mimarisinin en son örneğini oluşturan yapı gruplarındandır. Sarayın
bulunduğu "Hazine-i Hassa"ya kayıtlı bu arazi Kanuni Sultan Süleyman
döneminden beri padişahlar tarafından av sahası olarak
kullanılmaktaydı. Bu araziye ilk kasrı yaptıran Sultan I. Ahmet`tir.
(1603-1617) Sultan IV. Murat da (1617-1640) avlanmaya geldiği zaman bu
kasırda istirahat ediyordu. XVIII. yüzyıl sonunda, Sultan III. Selim
(1789-1087) validesi Mihrişah Sultan için buraya başka bir kasır
yaptırmış ve bu kasra "Yıldız" ismi verilmiştir. Sultan Selim sarayın
iç bahçesinde Rokoko stilinde bir de çeşme yaptırmıştır. Sultan III.
Selim`den sonra tahta çıkan Sultan II. Mahmut`da (1808-1839) Yıldız
bahçesinde düzenlenen ok atışlarını ve güreş oyunlarını seyretmek için
buraya gelirdi. Bu padişah, 1834-1835 yıllarında burada bir köşk
yaptırarak etrafını da bir bahçeyle düzenletmişti. 1826`da Yeniçeri
Ocağı`nı ortadan kaldıran Sultan II. Mahmut "Asakir-i Mansure-i
Muhammediye" adıyla yeni kurulan ordunun Yıldız bahçesinde yaptığı
talimleri bizzat buradan denetlerdi. Oğlu Sultan Abdülmecit (1839-1861)
bu köşkleri yıktırarak, 1842 yılında daha güzel bir uslupta olan
"Kasr-ı Dilküşa" isimli köşkü annesi Bezm-i Alem Sultan için
yaptırmıştır. Genellikle yaz aylarında Yıldız Köşkü`ne oturmaya gelen
Sultan Abdülaziz (1861-1876) ise, Balyan ailesi mimarlarına Büyük
Mabeyn Köşkü`nü inşa ettirmiştir. Daha sonra da, dış bahçe denilen
kısma Malta ve Çadır köşklerini, asıl saray kısmına ise Çit Kasrı`nı
ekletmiştir. Sultan Abdülaziz`in tahttan indirilmesinden sonra Sultan
V. Murat (1876), 92 gün süren saltanat günlerinde Yıldız Sarayı`nda
oturmuştur. Sultan Murat`ın akli rahatsızlığı nedeniyle tahtan
indirilmesinden sonra, kardeşi Sultan II. Abdülhamid`in (1876-1909) 33
yıllık saltanat devri başlar. Sultan II. Abdülhamid; amcası Sultan
Abdülaziz`in ve ağabeyi Sultan V. Murat`ın birbirini takip eden
ikametlerine sahne olan Dolmabahçe Sarayı`nın deniz kıyısında bulunması
ve bu sarayın denizden kuşatılması ihtimalini göz önünde bulundurarak,
7 Nisan 1877`de Yıldız`a taşınmıştır. Saray asıl yapılaşmasına bu
padişah döneminde başlamış ve buraya Yıldız Sarayı Hümayunu ismi
verilmiştir. Sultan Abdülhamid zamanında, civardaki arazi de alınmış,
şimdi Yıldız Parkı denilen, dış bahçe genişletilmiş ve büyük ölçüde
imar çalışmalarına da girişilmiştir. Bu durumuyla saray, bahçeleriyle
beraber 80 dönümlük bir araziye yayılmıştır. Saray, sultanlar ve
şehzadeler tarafından ikametgâh olarak kullanılan ve resmi görevlilere
tahsis olunan köşklerden başka, tiyatro, müze, kitaplık, eczane,
hayvanat bahçesi, mescit, hamam, tamirhane, marangozhane, demirhane,
kilithane gibi çeşitli binaları da kapsıyordu. Sarayın hemen dışında
Birinci Ordu`ya bağlı hassa tümeninin askerleri bulunmaktaydı. Sultan
II. Abdülhamid`den sonra yerine geçen, Sultan Mehmet Reşat (1909-1918),
Hususi Daire denilen köşkün "Dört Mevsim Salonunda" ameliyat
edilmiştir. 3 Temmuz 1918`de ölümünden sonra, Sultan VI. Mehmet
Vahidettin (1918-1922) padişah olmuştur. Daha çok Dolmabahçe Sarayı`nda
ikamet eden, Sultan Vahidettin zaman zaman Yıldız Sarayı`nı da
kullanmıştır. Uzun süre Harp Akademileri binası olarak kullanılan
saray, 1978 yılında, Kültür Bakanlığı`na devredilmiş ve daha sonra
Yıldız Sarayı Müdürlüğü`ne tahsis edilmiştir. Saray`da ilk müzeleştirme
çalışmaları 1994 yılında gerçekleştirilebilmiştir. 6 Ocak 1994
tarihinde Saray Tiyatrosu ve yeniden düzenlenen Sahne Sanatları Müzesi,
8 Nisan 1994`de ise Yıldız Sarayı Müzesi ziyarete açılmıştır.
Yıldız Sarayı Müzesi:
Sarayın ihtiyacı olan mobilyalar Sultan II. Abdülhamid`in emri ile
yaptırılmış olan marangozhane binasında bulunmaktadır. Marangozluğa çok
meraklı olan ve kendi yaptığı bir çok el oyması eserle tanınan Sultan
II. Abdülhamid marangozhaneye özel bir önem vermiştir. Müzede
sergilenen eserler genellikle saraya aittir. Sergilemede Sultan II.
Abdülhamid`in kişisel eşyaları, kendisine armağan edilen eser
niteliğindeki objelerden başka müzenin eski marangozhanede olmasından
dolayı ahşap eserlere ve Yıldız Porselen Fabrikası ürünlerine de yer
verilmiştir. Yıldız Sarayı Tiyatrosu ve Sahne Sanatları Müzesi:
Müzeleştirilen ikinci bina, günümüze ulaşabilen tek Saray
Tiyatrosu`dur. Sultan II. Abdülhamid tarafından 1889 yılında
yaptırılmıştır. Restorasyon çalışmaları tamamlanan bu yapı, bitişiğinde
bulunan Gedikli Cariyeler binasıyla birlikte Tiyatro ve Sahne Sanatları
Müzesi olarak düzenlenerek ziyarete açılmıştır. Tiyatro Müzesi`nin bir
bölümünde de kullanıldığı devre ait orijinal kostümlerin sergilendiği
bir seksiyon oluşturulmuştur. Sahne Sanatları Müzesi`nde ise, halen
geleneksel ve batı etkisinde gelişen tiyatro tarihine ait ve arşiv
değeri taşıyan belgeler ile ünlü sanatçılara ait bazı kişisel eşyalar
sergilenmektedir. Böylece, çekirdeği oluşturan müzeler devredilecek ve
satın alınacak yeni eserler ile daha da zenginleşecektir.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Salı hariç 09.30-16.30 saatleri arasında.
Giriş Ücreti: Tam: 3.000.000 TL. indirimli: 1.500.000 TL. Öğrenci: Ücretsiz |
|
|
|
|
|
|
|